Tarih Bölümü ve Tarih Topluluğu'ndan Selçuklular, Suikastler ve Efsaneler Konferansı


Üniversitemiz Tarih Bölümü ve Tarih Topluluğu, “Selçuklular, Suikastler, Efsaneler” başlıklı konferans düzenledi.

 

Rektörlük Büyük Salonda düzenlenen konferansa Üniversitemiz Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alpaslan Dayangaç, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eyyüp Tel, Tarih Bölümü Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ebru Güher, Dr. Öğr. Üyesi Ümmügülsüm Candeğer, Üniversitemiz idari personeli ile çok sayıda Üniversitemiz öğrencisi katıldı.

 

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan konferansta Üniversitemiz Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Atıcı Arayancan, “ ‘Selçuklular, Suikastler, Efsaneler’ günümüz siyasetini, din, devlet ilişkisini de ilgilendiren ve geçmişten bugüne ilk örneği olan bir konudur. Bu yüzden konu başlığını bu şekilde belirledik” diye konuştu.

 

Üniversitemiz Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Atıcı Arayancan, “Bildiğiniz gibi Selçuklular, 11. Yüzyılın en büyük devletlerinden bir tanesidir.  Zaman içerisinde gelişiyor. Doğunun ve Batının karşılaştığı bir coğrafyada bulunuyor Selçuklular. Bu dönemde sünni ve şii çatışması da bulunuyor. Batıda da karışık bir ortam var ve bu iki ortam karşılaşıyor Haçlı seferlerinde. Hemen öncesinde de Hasan Sabbah var. Burada Fatımilere baktığımızda Şiiliği temsil ediyorlar. Abbasi halifesi ise Sünniliği temsil ediyor. Selçuklular da sünni tarafta yer alıyor. Türk İslam düşüncesi ile fetih politikalarına başlıyor. Selçuklu, Abbasi halifeliği ile birlikte yayılmaya devam ederken en büyük düşman olarak karşılarında Fatımiler bulunuyor. Selçuklularda şii propagandası başlıyor ve Hasan Sabbah da bu şii propagandasının içerisinde başlarda Fatımilerin İsmailleri ile birlikte hareket ediyor. Daha sonda bunlara da karşı gelerek yeni bir oluşum kuruyor.” dedi.

 

Hasan Sabbah’ın dini siyasileştirerek bir propagandası olduğunu ifade eden Üniversitemiz Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Atıcı Arayancan, “O yüzden o dönemde de bu dönemde de propagandası konuşuluyor. Mesela Almut kalesini ele geçirirken, kendisinden önce kale içerisine birkaç adamını gönderiyor. Önce Selçuklu komutanını tehdit eder, sonra içeriden ele geçirilince kale, Hasan Sabbah kaleye girer ve komutan ile bir anlaşma yapar ve para vererek ele geçirir. Yaklaşık 170 yıl Hasan Sabbah’ın kurmuş olduğu yapı Selçuklu coğrafyasında yaşıyor ve genel olarak baktığımızda 50 tane büyük kale 100’e yakın irili ufaklı kaleyi bu şekilde ele geçirdiğini görüyoruz.” diye konuştu.

 

Programın son bölümünde öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Üniversitemiz Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Atıcı Arayancan, “Hasan Sabbah çalışması ile bugün olayların nereye gidebileceğini ön görüyorum, iyi ki bu çalışmayı yapmışım. 11. yüzyıldan bugüne baktığımızda sadece Hasan Sabbah değil buna benzer örgütler yapılar din-devlet ilişkisi bizim çalışma alanımızda bulunuyor.” dedi.

 

Konferansın sonunda günün anısına hazırlanan çiçeği Üniversitemiz Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alpaslan Dayangaç, Teşekkür Belgesi’ni ise Üniversitemiz Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eyyüp Tel, Üniversitemiz Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Atıcı Arayancan’a takdim etti.