Üniversitemiz Senatosu İsrail'i Kınadı


Üniversitemiz Senatosu, İsrail Parlamentosu tarafından kabul edilen, fiilen Filistin'de sürdürülen işgale ve hukuk dışı uygulamalara yasal zemin hazırlanmasını ve iki devletli çözüm vizyonunun ortadan kaldırılmasını amaçlayan söz konusu yasanın kınanması hakkında görüşme yaptı.

 

Toplantıda ve görüşmeler sonunda  25/07/2018 tarih 2018.11.5 sayılı senato kararı ile İsrail, hem Türkçe hem de İngilizce dilinde kınandı.

 

Üniversitemiz Senatosu tarafından alınan karar;

 

İsrail Parlamentosunda kabul edilen “Yahudi Ulus Devleti Yasası” evrensel hukuk ilkeleriyle ve Birleşmiş Milletlerin yasal ve ahlaki sistemiyle çatışmaktadır. Bu yasa ile İsrail vatandaşı Filistinlilerin hakları yok sayılmakta, Arapça resmi dil statüsünden çıkarılmakta, İsrail'in işgal altında tuttuğu Kudüs şehri başkent olarak ilan edilmekte, 1948'de yerlerinden çıkartılan Filistinlilere geri dönüş hakkı verilmezken, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Yahudilere geri dönüş hakkı verilmekte ve Birleşmiş Milletler kararlarıyla hukuk dışılığı tescil edilmiş yerleşimler teşvik edilmektedir.

 

Öte yandan yasada kendi kaderini tayin hakkının sadece Yahudilere yönelik bir hak olarak tanımlanması ise yalnızca Filistinliler açısından değil uzlaşma ve çözüm kültürüne, bir arada yaşama inancına sahip Yahudi vatandaşlar için de kabul edilebilir nitelikte değildir.

 

Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Senatosu olarak İsrail Parlamentosu tarafından kabul edilen, fiilen Filistin'de sürdürülen işgale ve hukuk dışı uygulamalara yasal zemin hazırlanmasını ve iki devletli çözüm vizyonunun ortadan kaldırılmasını amaçlayan söz konusu yasayı kınıyoruz. İsrail'i temel insan haklarına, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler ilkelerine saygılı olmaya davet ediyoruz.

 

 

“The Jewish Nation-State Act, approved by the Israeli Parliament, is in conflict with the principles of international law and the legal and moral  system of the United Nations. By this act, the rights of Palestinian Israeli citizens are ignored; Arabic is no longer regarded as an official language; Jerusalem, occupiied by Israel, is declared the capital city; the Palestinians, displaced from their home in 1948, are given no right to return whereas the Jewish diaspora are given the right to settle; and such settlement, deemed unlawful by the United Nations, is encouraged. Furthermore, the fact that self-determination is stated by law as a right only fort he Jewish people cannot be accepted as being of benefit to the Palestinians and nor is it acceptable to those Jewish citizens, who believe in living together in a culture seeking negotiations towards a solution.

 

As scholars, we condemn the act in question enacted by the Jewish Parliament, which aims to pave the way fort he legalisation of the occupation of Palestine and the current unlawful practices and to make the vision of  a two-state solution impossible. We ask Israel to respect basic human rights, international law and the principles of the United Nations.”